Ben Bozkır

Söyleyiş biçimim değişse de söylediklerimin bi gram değişmemesi üzmüyor değil. Farklı ne anlatabilirim diye düşünerek sıralanıyor gecelerim. Farklı bir evhamı nasıl yaratabilirim içimde, neyi farklılaştırabilirim? Günlerim, saatlerim aynılaşmayı bırak aynalaşıyor artık, her baktığımda farklı bir şey görmek istediğim dev aynalara evriliyor. Yazmak denen bu yüce eyleme karşın başka şeylere kucak açmanın çetinliği çiğneyip geçiyor beni. İşte bu yüzden dallanıyorum, bu yüzden köklerimi yazmaya salmaya korkuyorum. Başka şeyler ya da başka insanlar da sığabilir bana.Her şeye ve herkese yetecek kadar açılacak içim biliyorum, içimdeki çöküklük yeterince kapatınca beni evrenin her yerine dağılacağım, biliyorum. 

Başka türlü bi hayat yaşanamazmış gibi..



 Ben bozkır, gözlerim ateş gibi, yepyeni bir tutunamamışlık doğuyor içimde. Aşık olduğum kadın beni gömeli çok oldu, bense kaçıncı kez kazıyorum onun mezarını bilmiyorum. Başım ağrıyor, dolunay gözümü alıyor. Kötülerin kafasına sıkan bi başka kötüyüm. Düşünüyorum, konuşmuyorum , doğdum ama ölemiyorum, yaratıcımı ben geberttim yani tanrının tanrısıyım. İnsanlardan nefret ediyorum, sayısız organ arasında beynin kullanım kılavuzu onlara cazip gelmediği için. Hayata dair tüm acizliklerden tiksiniyorum, doğan ya da ölen her şeyden ama en çok ölmeyen ölümden. Ölümün ofsaytına girecek kadar hastayım, tıpda karşılığı yok ama ismi bozkır çıkmazı.  Gerçeği bükecek kadar gerçeğim, kimseyle tanışmadım, uyuşamayacak kadar uçlarındayım hayatın. Rastlanmaktan korkulacak bi adamım, terbiyem elverişsiz, ters düşülmeye müsait değilim, en güvendiğim silah beynim ama o da en kaliteli kurusıkı. Okunmam, herhangi bir yazar değilim, ağır gelmez kalemim ama okuyanın hafifliği ezer beni. Küstahım, yüzünüzü diğer bi yüzünüze çarpacak kadar. Nefret doluyum, kalemim keskin, yazarken ilk kurbanı ben olurum. Başım ağrıyor, yazamıyorum, anlamsız geliyor. Hislerim yıkılalı çok oldu, enkazın altında kalan bu kez ben olmayacağım, hislerimle örteceğim mezarlarınızı. Sevilirim, neden sevildiğimi düşünmeden. Bir inancım yok, tapılmaya değer kutsallarımı yaratamadığım için. Bir kalemle karadelik açabilirim zihinlerinizde, içine çekmek yerine her şeyi dışını püskürten. Bir gün geberteceğim kendimi, arkamdan üzülecek bir kişiyi bırakmadan önce. Son bi kazık atmadan dünyaya siktir olup gitmeyeceğim, alacak en ufak bi intikam bırakmadan. Öfkem taşıyor, gözyaşlarım hala son sürat kendi omuzlarımda. Azınlık olarak kalakalmışım kendi içimde, yine de herkesten daha kalabalığım. Nefret boğazlıyor beni, çok sikime takmışım, çok bişey sanmışım içimdekilerinin birinin gözlerinden yansıyışını. Kendime dair bi boklar duymayı beklediğim dudakların hep başkası tarafından öpülüşü de çökertmeyecek beni. Yarıtanrı bir iblisim ben, tüm doğruların kıblesiyim. Gözaltlarımsa son vazgeçişlerin izleri. İhmalkarlığın bedeli, her şeyi en erkenden idrak etmenin suçu bu. Her şeye rağmen yanıbaşımdan süzülen bu hayata sırtımı dönmeyi marifet sayamamak isterdim.Kendime rağmen yarının süzgecini delebilmek isterdim.


Popüler Yayınlar